Adil Yargılanma Hakkının Kapsamı

Hukuki makaleler

Adil Yargılanma Hakkının Kapsamı

Adil yargılanma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Tek bir haktan değil, birbirini tamamlayan güvenceler bütününden oluşur.

Kanuni, bağımsız ve tarafsız mahkeme

Herkes davasının kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede görülmesini isteme hakkına sahiptir. Kişi, olaydan sonra kurulan veya belirli bir dava için oluşturulan mahkemede yargılanamaz. Hâkimin taraflardan biriyle bağlantısı varsa reddi istenebilir.

Makul sürede yargılanma

Yargılamanın makul sürede tamamlanması gerekir. Makul süre değerlendirilirken davanın karmaşıklığı, tarafların ve yargı makamlarının tutumu ve başvurucu açısından uyuşmazlığın önemi birlikte dikkate alınır. Makul süre aşıldığında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ile tazminat istenebilir.

Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

Silahların eşitliği, taraflardan birinin diğerine göre önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşürülmemesini gerektirir. Çelişmeli yargılama ise tarafların dosyaya sunulan tüm delil ve görüşlerden haberdar olmasını ve bunlara karşı beyanda bulunabilmesini ifade eder. Tarafa tebliğ edilmeyen bir bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi bu ilkenin ihlalidir.

Gerekçeli karar hakkı

Mahkemeler kararlarını gerekçelendirmek zorundadır. Gerekçe, tarafların ileri sürdüğü esaslı iddialara cevap vermeli ve kararın hangi maddi ve hukuki sebeplere dayandığını gösterebilmelidir. Esaslı bir iddianın karşılanmaması gerekçeli karar hakkının ihlali sayılır.

Ceza yargılamasına özgü güvenceler

  • Masumiyet karinesi — suçluluk hükmen sabit oluncaya kadar suçsuz sayılma
  • İsnadın anladığı dilde ve ayrıntılı olarak bildirilmesi
  • Savunma için yeterli zaman ve kolaylık
  • Müdafi yardımından yararlanma, gerektiğinde ücretsiz
  • Tanık sorgulama hakkı — aleyhindeki tanıklara soru sorabilme
  • Ücretsiz çevirmen yardımı

İhlal hâlinde ne yapılabilir?

Olağan kanun yolları (istinaf, temyiz) tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir; süre nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gündür. İç hukuk yolları tükendiğinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru süresi ise dört aydır.

Mahkemeye erişim hakkı

Adil yargılanma hakkı, önce mahkemeye ulaşabilmeyi gerektirir. Aşırı yüksek harç ve giderler, öngörülemez usul kuralları veya hak düşürücü sürelerin dar yorumlanması bu hakkı ihlal edebilir. Adli yardım kurumu, yargılama giderlerini karşılayamayacak durumdaki kişilerin mahkemeye erişimini güvence altına alır.

Aleniyet ve duruşmada hazır bulunma

Duruşmalar kural olarak halka açıktır. Genel ahlak, kamu güvenliği veya küçüklerin korunması gibi sınırlı hâllerde gizlilik kararı verilebilir. Ceza yargılamasında sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı, savunmanın temel unsurudur; yokluğunda yapılan yargılama ancak kanunda sayılan istisnai hâllerde geçerlidir.

Delillerin hukuka uygunluğu

Anayasa’nın 38. maddesi, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini açıkça düzenler. Hukuka aykırı arama, usulsüz iletişim dinlemesi veya müdafi hazır bulunmadan alınmış ve sonradan doğrulanmamış ifade bu kapsamdadır. Böyle bir delil hükme esas alınmışsa adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş sayılır.

Hukuki dinlenilme hakkı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi, tarafların yargılamayla ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı ile mahkemenin açıklamaları dikkate alma yükümlülüğünü düzenler. Duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edilmemesi ya da sunulan delillerin gerekçede hiç değerlendirilmemesi bu hakkın ihlalidir.

Kararın icrası da hakkın parçasıdır

Kesinleşmiş bir mahkeme kararının makul sürede yerine getirilmemesi, adil yargılanma hakkının ihlali sayılır. Özellikle idare aleyhine verilen kararların uygulanmaması, Anayasa Mahkemesi kararlarında düzenli olarak ihlal olarak değerlendirilmiştir.

Bireysel başvuruda dikkat edilecekler

Başvurudan önce olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Başvuru süresi nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Dilekçede hangi anayasal hakkın, hangi somut olayla nasıl ihlal edildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir; genel nitelikli “adil yargılanmadım” ifadesi tek başına yeterli görülmez.

İlgili faaliyet alanlarımız

Arama

Kategoriler

Son Makaleler